Op. Dr. Ragıp Taş: Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor
Meme kanserinin ağırlıklı olarak kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde de ortaya çıkabildiğini belirten Taş, hastalığın erken dönemde fark edilmesinin tedavi süreci açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Ekim ayı boyunca dünyanın birçok ülkesinde meme kanserine yönelik farkındalık çalışmaları gerçekleştirildiğini ifade eden Taş, Türkiye’de de her yıl yaklaşık 32 bin kadında meme kanseri görüldüğünü belirtti.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının meme kanseri riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade eden Taş, doğum yapmak ve emzirmenin yanı sıra dengeli beslenmenin, ideal kilonun korunmasının, fiziksel aktivitenin artırılmasının, sigara ve alkolden uzak durulmasının önem taşıdığını kaydetti. Taş, beden ve ruh sağlığını destekleyen sağlıklı ve huzurlu bir yaşam tarzının da genel sağlık açısından önemli olduğunu söyledi.
“Ne kadar dikkat edilirse edilsin bazı durumlarda hastalık yine de ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle farkındalık ve erken teşhis büyük önem kazanıyor” diyen Taş, kadınların düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.
DÜZENLİ KONTROL VE TARAMA ÖNEMLİ
Meme sağlığının korunmasına yönelik uygulanabilecek yöntemler hakkında bilgi veren Taş, kendi kendine meme muayenesine 20’li yaşlardan itibaren başlanabileceğini belirtti. Adet gören kadınlarda muayenenin adet döneminin ardından uygun zamanda ve ayda bir kez yapılmasının önerildiğini ifade etti. Doktor muayenesinin de genç yaşlardan itibaren düzenli olarak yapılabileceğini kaydeden Taş, meme ultrasonunun doktor değerlendirmesi doğrultusunda özellikle riskli durumlarda daha sık olmak üzere uygulanabileceğini söyledi. Mamografinin ise genel olarak 40 yaşından sonra gündeme geldiğini belirten Taş, tarama sürecinin aile hekimlerinin takibiyle yürütülebileceğini, gerekli durumlarda Genel Cerrahi uzmanından destek alınmasının uygun olacağını dile getirdi. Ultrasonografi ve mamografiyle yapılan değerlendirmenin yetersiz kaldığı bazı durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) yönteminden yararlanıldığını ifade eden Taş, kanser şüphesi bulunan hastalarda kesin tanıya ulaşmak amacıyla biyopsi yapılabileceğini söyledi. Biyopsinin, ince iğne, Tru-cut olarak bilinen kalın iğne ya da gerekli durumlarda cerrahi yöntemle şüpheli dokudan örnek alınması şeklinde uygulanabildiğini aktardı.
MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTTIRAN FAKTÖRLER
Op. Dr. Ragıp Taş, meme kanseri gelişme riskini artırabilen başlıca faktörleri ise ileri yaş, ailede meme kanseri öyküsü bulunması, meme kanseriyle ilişkili kalıtsal gen değişiklikleri, erken yaşta adet görmeye başlama ve geç yaşta menopoza girme olarak sıraladı.
Hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk doğumu ileri yaşta yapmak, emzirmemek, menopoz sonrası hormon tedavisi kullanmak ve yoğun meme dokusuna sahip olmanın da risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Taş, özellikle menopoz sonrası dönemde fazla kilolu veya obez olmanın, yetersiz fiziksel aktivitenin, alkol kullanımının ve tütün ürünlerinin de riski artırabilecek etkenler arasında değerlendirildiğini söyledi.
Taş, kadınların vücutlarında meydana gelen değişiklikleri önemsemeleri, düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaları ve şüpheli bir durumda zaman kaybetmeden hekime başvurmaları gerektiğini vurguladı.