Uzm. Dr. Vural, organ bağışına dikkat çekti: Her bağış yeni bir hayattır
Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ ve Doku Bağışı Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Keşan Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Recep Vural, organ ve doku naklinin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti.
03/11/2025 14:39 | Son Güncelleme : 30/04/2026 12:42 | Okunma Sayısı : 437 | admin
Vural, tedavisi yalnızca organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıkların Türkiye’de ve dünyada önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini belirtti. Başhekim Vural, organ bağışının, kişinin hayattayken kendi rızasıyla, tıbben yaşamı sona erdiğinde organ ve dokularının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi olduğunu vurguladı. Vural, “Organ nakli ise, görevini yerine getiremeyen bir organın yerine canlı ya da kadavradan alınan sağlıklı bir organın cerrahi yöntemle nakledilmesidir” dedi. Türkiye’de 2238 sayılı yasaya göre 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan her birey, organlarının tamamını veya bir kısmını bağışlayabiliyor. Ülkemizde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak gibi organ nakilleri ile kemik, kemik iliği, kornea ve kalp kapağı gibi doku nakilleri yapılabiliyor. Organ bağışı yapmak isteyen vatandaşlar, il sağlık müdürlükleri, hastaneler, organ nakli merkezleri ve aile hekimliklerine başvurarak detaylı bilgi alabiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı yeni düzenlemeyle birlikte artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden de organ bağışı işlemleri kolaylıkla yapılabiliyor. Organ bağışıyla ilgili dini tereddütlere de açıklık getiren Vural, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun organ naklinin caiz olduğunu ve insanın insana yapabileceği en büyük yardımlardan biri olarak tanımladığını hatırlattı. Vural, sözlerini “Unutulmamalıdır ki her organ bağışı, yeni bir hayata kapı açar. Toplum olarak bu konuda daha bilinçli olmalı, farkındalığı artırmalıyız” diyerek tamamladı.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Dr. Uğur Özdağlı yazdı: Bir Hekimin, Bir Dostun, Bir Efsanenin Ardından: Dr. Sebahattin Özakbaş
Bazı insanlar vardır; geçtikleri yollarda sadece iz bırakmazlar, o yolları yeniden inşa ederler. Dr. Sebahattin Özakbaş, Mersin’in tozlu sokaklarında, oyun oynamak yerine ekmek kavgasının içine doğmuş o küçük çocuğun azmiyle, hayatın her evresini bir "varoluş mücadelesine" dönüştüren, Trakya’nın ve Keşan’ın kaderine dokunan bir dev çınardı.
1 hafta önceTrakya'nın 'sarı altın çiçeği' kanola tarlaları sarıya büründü
Trakya'da ayçiçeğine alternatif olan ve çiftçinin 'sarı altın çiçek' olarak adlandırdığı kanola ekilen tarlalar sarıya büründü. Türkiye Tarım Danışmanları Derneği (TAR-DER) Başkan Yarımcısı ve Uzman Tarım Danışmanı Ziraat Yüksek Mühendisi Lütfü Açar, bu yıl kanola ekilişlerinin yağışlı geçen kış mevsimi nedeniyle uygun olduğunu kaydederek, “Bu yıl bir önceki yıllara göre 2-3 kat fazla ekiliş alanı oluştu. Bugünlerde de herkesin tabiriyle 'sarı altın çiçek' olarak doğayı renklendirdi. Doğaya verdiği güzelliğin yanında sağladığı ekonomik getiriyle de bölgemiz için önemli bir ürün” dedi.
2 hafta önceMehmet Kerman’dan 6 aylıkken öksüz kalan Ecenaz bebeğe sahip çıkma sözü
İpsala’da yakalandığı amansız hastalık nedeniyle henüz 23 yaşında hayatını kaybeden Esra Taşdelen, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Annesini daha 6 aylıkken kaybeden Ecenaz bebek ise geride kalan en büyük acı olarak hafızalara kazındı.
3 hafta önce

-i6729309c3a498.jpg)
-i67292fcab6788.jpg)